Enbiyâ Sûresi 30. âyette meâlen şöyle buyrulmaktadır: "O kâfirler görmediler mi ki, göklerle yer bitişik idi. Biz onları ayırdık; sonra her canlı varlığı sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?" Bazı müfessirlere göre bu âyette geçen "ratk" (bitişik) ve "fetk" (ayırma) kelimeleri büyük-patlama ânına işaret ediyor olabilir. Yukarıda da özetlemeye çalıştığımız gibi büyük-patlama ânında bütün kâinat çok küçük bir hacim hâlinde bir arada bulunmaktaydı ve daha sonra genişleyerek büyümeye başladı. Kâinat genişledikçe, içindekiler birbirlerinden ayrılmaya başladılar. Ayette geçen "ratk" ve "fetk" kelimeleri ile bu hâdiseler zinciri işaret ediliyor olabilir.

Bununla birlikte, bazı müfessirler bu âyetin Güneş Sistemi'nin, Dünya'nın ve atmosferinin oluşumuna işaret ettiğini düşünmüşlerdir. Bunun sebebi âyetin devamında canlı varlıkların yaratılmasından bahsedilmesidir. Bu durumda "ratk" güneş sisteminin birlikte olduğu duruma; "fetk" ise gezegenlerin ve Dünya'nın Güneş'ten kopup atmosferin oluşmasına işaret ediyor olabilir.

Belirtmek gerekir ki Güneş Sistemi gibi sistemlerin galaksiler içinde oluşması da büyük-patlama modeli içinde düşünülmektedir (bü­yük-patlama modeli sıfır zamanından bugüne kadar bütün evreleri ifade etmek için kullanılır). Dolayısıyla her iki muhtemel açıklamayı da büyük-patlama modeli ile irtibatlandırmak mümkündür.

Büyük-patlama ile ilgili olabileceğini düşündüğümüz başka bir ifade de En'am 14, Yusuf 101, İbrahim 10, Fatır 1, Zümer 46 ve Şura 11. âyetlerde geçen "fâtıri's semavâti ve'l ard" ifadesidir. Benzer şekilde Enbiya Sûresi 56. âyette de gökler ve yerler ile ilgili "fatarahünne" ifadesi kullanılmıştır. Genel olarak meallerde "fatara" kelimesi "yaratma" olarak tercüme edilmiştir. Fakat Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde "fatara" kelimesinin "yarmak", "uzunluğuna yarmak" ve "bir misal sebketmeksizin ilk olarak yaratmak" mânâlarına da geldiğini anlatmıştır.

"Fatara" kelimesinin bu mânâlarına bakıldığında, "fâtıri's semavâti ve'l ard" ifadesinin büyük-patlamaya işaret edebileceği düşünülebilir. Şöyle ki, büyük-patlama bütün kâinatın ortaya çıktığı ilk özel yaratılma ânını anlatmaktadır. Bu sebeple "bir misâl sebketmeksizin ilk olarak yaratmak" mânâsı büyük-patlamanın bu özelliğine işaret ediyor olabilir. Ayrıca "yarma" kelimesi büyük-patlama ânını "patlama" kelimesinden daha iyi ifade etmektedir. Uzay-zamanın ortaya çıkması bir tohumun yarılıp çatlayıp ortaya çıkması ile gayet güzel tasvir edilebilir.

"Fatara" kelimesinin Elmalılı Hamdi Yazır tarafından zikredilen mânâlarından "uzunluğuna yarmak" ifadesi de oldukça dikkat çekicidir. Büyük-patlama ile ilgili önemli yanlış anlamalardan biri, kâinatın bir noktadan doğduğunu düşünüp başka bir boşluk içinde genişlediğini hayal etmektir. Büyük-patlama tek bir noktada meydana gelmemiştir. Bugünkü teorik anlayışımıza göre büyük-patlama ile bütün uzay bir anda ve birden ortaya çıkmıştır (yaratılmıştır). Başka bir ifadeyle büyük patlama her yerde meydana gelmiştir. "Fatara" kelimesinin "uzunluğuna yarmak" mânâsı asıl alınırsa, bunun büyük-patlamanın bir noktada gerçekleşmediğine işaret ediyor olabileceği düşünülebilir.

---

* bu yazı, Yeni Ümit Dergisi'nin 25. sayısında yer alan ve Prof. Dr. Ali Kaya'ya ait "kuran'da kainatın genişlemesi ve büyük patlama"  adlı makalenin bir kısmından aynen iktibas edilmiştir. yazının özgün hali aşağıdaki linkten okunabilir:

http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/buyuk-patlama-ocak-subat-mart-201

Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, Tefsir - Kuran, big bang ayetleri, büyük patlama ayetleri, evrenin genişlemesi ayetleri, kuran, kuran'da bilim ve teknik, Kuranda Bilimsel Gerçekler, kuranda evrenle ilgili ayetler, kuranda icatlar hakkında bilgi, kuranın bilimsel ayetleri, teknolojiyle alakalı ayetler

mutevaggil , 08/01/2012-17:08 Facebook'ta Paylas