Bugün bir kelime bir kavram köşemizde Selamun Aleykum kavramına bakalım. Türkeçeye "Selam Üzerine Olsun" diye lafzen çevirebilecek bu cümle her ne kadar çoğu insan farkına varmasa da karşı tarafa yapılan bir dua, bir temennidir. Karşı tarafa "Selamun Aleykum" diyerek ona Allah'ın selamı üzerine olsun diye duada bulunuyoruz aslında.
Peki Nedir selam? Selam, barış, esenlik, koruma, himaye etme manalarına gelir. Yani selamun aleykum diyen kişi, karşısındakine şöyle diyor: "Ben sana geldim ama benden sana zarar gelmez, sana zarar vermeyeceğim, ben senin ancak iyiliğini istiyorum. Barış için buradayım. Sana zarar verecek şeylere karşı da Allah'tan sana himaye dilerim". Görüldüğü gibi; Bu iki kelimelik cümle aslında ne derin ve güzel manalar içeriyor.
Selamun Aleykum kelamını ilk defa Hz. Adem'in meleklere karşı kullandığı bir hadisi şerifte [1] rivayet edilir. Melekler de ona Aleykumselam ve rahmetullah diye mukabelede bulunmuşlardır. Kendisine selam verilen kişinin selamı alması ve daha güzeli ya da misliyle karşılık vermesi farzdır.[2]
Selam nasıl verilir? Şöyle: Selamun aleykûm ya da Es selamu aleykûm. Fakat sıkça yapılan telaffuz olan Es selamuN aleykum yanlış bir ifadedir.
Selam vermek ile alakalı Bir hadisi şerifle yazıyı bitirelim:
"Üç şeyi her kim bir araya getirebilirse imanı da tamam toplamış olur. Nefsine karşı olsa da insafı elden bırakmamak, herkese selamı yaymak, fakir iken de infak etmek."[3]
---
[1]. riyazüs salihin
[2]. Nisa: 4/86
[3]. Buhari, Ammar Bin Yasir'den rivayetle.
Anahtar Kelimeler: Bir Tanım, Es Selamu Aleykum Manası, Hadislerde Selamlaşma, Kuranda Selamlaşma, Selam Nasıl Verilir, Selamın Manası, Selamlaşma Çeşitleri, Selamlaşmanın Önemi, Selamun Aleykum Anlamı, Selamun Aleykum Manası Nedir, Selamun Aleykum Ne Demektir
mustasim billah , 10/11/2009-00:42 Facebook'ta Paylas





Cmt, 11/21/2009 - 19:48, mutevaggil dedi ki:
TARAF gazetesinde Nişanyan'ın bugün çıkan yazısında Selam kelimesinin etimolojik kökeni hakkında bilgi verilmiş. Buraya almak istedim:
Asurca şalâmu sözcüğüne Chicago sözlüğü büyük boy tam 24 sayfa ayırmış. Birinci anlamı, bedensel anlamda “sağlık”. İkincisi bir kentin veya toplumun refah ve güven halinde olması, İngilizcesi welfare. Üçüncüsü selamet, emniyet, güvenlik. Sonra iyi olma, hayırlı olma, sağ ve sağlam olma, bir şeyin ücretini tam ve eksiksiz ödeme vs. Şalmu sağlıklı, emin, salim. Şulmu yine sağlık ve selamet. Ayrıca saray protokolüne uygun selam biçimi. Ayrıca barış, emniyet, güvenlik. Şulmânu da barış ve iyiniyeti tesis etmek için birine verilen hediye imiş.
İbranice şalôm “sağlık, selamet, emniyet, refah, barış”, ayrıca selam sözü. Şalômah bedel veya ödül ve hediye. David’in oğlu Şlômo’nun adı muhtemelen bundan gelir, ama başka yorumlar da var. Tevrat’ta bu zat sadece kraldır, Kuran’da ise Süleyman adıyla peygamberler katına terfi eder.
Ş yerine s koyunca Arapçalar da kolayca çıkıyor. Selâm ve selâmet: güven, emniyet, sağ ve salim olma, her türlü kötülük ve tehlikeden masun olma. Teslîm biraz daha karmaşık: bir kere, birini emin ve salim kılma. İkincisi, birini “emin ve salim ol” diyerek selamlama. Üçüncüsü, “tamam, hakkımı helal ettim, problem yok” diyerek bir şeyi birine verme. Dördüncüsü, “tamam haklısın” deyip birinin hakkını teslim etme. İslam, bir şeyin tam bedelini (peşinen ve güvenerek) ödemekmiş. Ayrıca “peki, kavga etmiyorum, barıştım, razıyım” demek. Daha sonra özel anlam da kazanmış. Tesellüm esasen “ödenen bedele razı olmak”, ama “teslim edilen şeyi almak” anlamında şimdi daha sık kullanılıyor.
Selîm sıfat: güvenli, emin, iyi huylu, hak tanır, sağ, sağlam, sağlıklı. Akl-ı selîm “sağlam akıl” demektir, sağduyu da diyebilirsin. Son beş-on senedir, üzerinize afiyet, bu tamlamayı sıfat gibi kullanma modası çıktı. Ben hayatta “aklıselim adam” diyeceğimi sanmam, “aklıselim sahibi adam”da ısrar ederim. Ama gene büyük konuşmayayım, yarın öbür gün dile ne olacağı belli olmaz.