YAZININ DAHA KISA HALİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

Bugün cami mimarisinden dem vuralım biraz. Cami mimarisi İslam mimarisinin en gelişmiş alanların başında gelir belkide. Yüzyıllar boyunca islam topraklarında yükselen göz alıcı mimari örnekleriyle camiler, sadece yabancı mimarların değil, sıradan gayri müslimlerin bile dikkatini çekmektedir.

Günümüzde cami mimarisinin, normal mimarilerden pek farkı kalmasa da, Osmanlı camilerinde bu muhteşem mimari zenginliği görmekteyiz. Bugün bir Süleymaniye, bir Sultanahmed Camii'nin benzeri bir yapı inşa'a etmek teknolojinin bütün imkanlarına rağmen mimarların gözünü korkutmaktadır.

Günümüzdeki camilerin mimarisinin (istisnaları saymazsak) neredeyse bir apartman dairesinkinden farkının kalmadığını söyledik. Peki tarihi camilerde yer alan mekanlar nelerdi? Standart bir tarihi caminin bölümlerini kısaca tanıyalım şimdi.

Bence güzel bir çalışma oldu, yazarken ben gayet keyif aldım. İnşallah siz de okurken aynı keyfi alırsınız.

10. Avlu:

Avlu deyince aklımıza hemen cami avlusu ve kundaktaki bebeklerin anneleri tarafından terk edildiği yer gelir. Tarihi camilerde avlu çevresinde yüksek taş duvarlar vardır ve bu duvarlarda demir parmaklı pencereler bulunur. Şimdilerde bebek bırakmak için kullanılan bu bölüm eskiden, ibadet eden cemaati konuşarak rahatsız etmek istemeyen ilim erbabı tarafından muhabbet etmek için kullanırmış. Bir de mübarek günlerde caminin içine sığmayan cemaate ek bir ibadet yeri olur cami avluları.

9. Şadırvan:

Tarihi camilerde çoğunlukla avlunun tam ortasında yer alan çatılı ya da kubbeli ve dairesel bir yapı olan şadırvanlar, cemaatin abdest alması için düzenlenmiş çeşmelerden oluşur. Susayan, serinlemek için bir el-yüz yıkamak isteyen vatandaşlar da soluğu bazen şadırvan da alır ve ihtiyaçlarını giderirlerdi. Bu yapının boşluk olan ortasında genelde bir fıskıye olur ve su sesinin dinlendirinci namelerini yayardı. Günümüzde şadırvanlar artık camilerin bodrum katında yer alan uzunca bir koridorun bir duvarına dizilmiş onlarca musluktan oluşmaktadır.

8. Harem:

Harem kelimesini genelde padişah hanımlarının oturduğu yer olarak biliriz. Osmanlı Cami mimarisindeyse harem dedikleri, avlunun bir parçasıdır. Avlunun, üstü kubbelerle örtülü olan kısmına harem denir. Üstü Açıkta kalan meydan kısmına ise harim denir. Harem, bazı camilerde son cemaat yeri olarak da kullanılmaktadır.

Yukarıdaki üç bölümü aşağıdaki resimde görebiliriz:

şadırvan avlu

1. Dış Avlu (harim)

2. Şadırvan

3. İç avlu (Harem)

7. Minare:

Camilerin belki de en bilinen ve en göze batan mekanı minarelerdir. Şekil olarak ince-uzunca ve balkonlu, silindirik şekilli bir kuleye benzer. Eskiden müezzinler seslerini bütün mahalleye duyurabilmek için bu bu yapının balkonuna (şerefe denir) çıkar ve ezanı oradan okurdu. Günümüzdeyse böyle bir problem olmadığında minareler fonksiyonlarını yitirmiş olsalar da estetik önemlerini hiç kaybetmediler. Minare mimarisiyle alakalı bir anektot; Sultanahmet Dünyada altı minaresi olan tek camidir.

6. Müezzin Mahfili:

Geldik bir Osmanlı camisinin içine. Müezzin mahfili, müezzin-kayyımlık yapan kişilerin, ibadet boyunca bu görevi ifa ettikleri ve cemaatten biraz daha yüksekçe olan ahşap bir bölmedir. Osmanlı camilerinin çoğunda müezzin mahfili, çıplak sesin caminin her yerine eşit gitmesi için caminin tam ortasında belki hafif sağa kaymış olarak yer alırdı. Bugün bu gelenek belki de anlamsız bir şekilde devam ettiriliyor. Üstelik eskisi gibi vakit namazlarında camiler dolmadıklarından dolayı, müezzinler caminin ortasında cemaatten uzak tek başına namaz kılıyorlar. Bu da komik bir görüntüye mahal veriyor maalesef.

müezzin mahfili

5. Hünkar Mahfili:

Mahfel-i hümayün da denen bu bölme, padişah ve ailesinden kişilerin cemaate geldiklerinde namaz kıldıkları biraz daha müzeyyen ve gösterişli bir yerdir. Burası da cemaat yerinden biraz daha yüksek ve kafesli bir yapıdır. Buraya girişler de cemaate karışmadan, farklı bir yerden yapılır. Yani Giriş ve çıkış cemaat giriş-çıkışından farklıdır. Günümüzde artık böyle bir bölüm olmadığı gibi zannediyorum ki eski camilerden de kaldırılmış durumda (Bu konuda yanlış olabilirim, bilgisi olan varsa düzeltsin).

4. Vaaz Kürsüsü:

Aslında sadece kürsü dense de maksadına ulaşılır. Kürsü, hoca efendinin ya da vaizin çıktığı ve cemaate konuşma yaptığı, vaaz-ı nasihatte bulunduğu genelde ahşap ya da mermerden imal edilmiş yüksekçe yerdir. Eski camilerde bu da genelde caminin ortalarına doğru yer almakla beraber kıbleye döndüğünüzde sol tarafınızda yer almak zorundadır. Oyma ve kakma sanatıyla süslenmiş bu yapılar cemaati engellemesin diye bir adam boyundan yüksekçe olabilir. Vaiz buraya merdivenle çıkar ve oturarak konuşmasını icra eder.

3. Minber:

Bazen galatı meşhur olarak "Hutbe" de denilen yer cuma ya da bayram hutbelerinin okunduğu ve merdivenle çıkılan ahşap ya da mermerden yapılmış bir bölümdür. Mihrabın sağında yer alır. Yani yüzünüzü kıbleye döndüğünüzde minber sağ tarafta kalır. Minber yapımı ayrıca islami bir zanaattir. Üstlerinde el emeği göz nuru işleme, kakma ve oyma işçiliği bulunur. Bazı hutbelerin kitabesi bile vardır. Bu kitabede minberin yapılış tarihi ve ustasının ismi yazabilir. Minberler camilerin en ihtişamlı bölmelerinden biri olarak mabede ayrı bir hava katmaktadır.

2. Mihrab:

İmamın, cemaatin en önünde namaz kıldırdığı ve caminin kıbleye bakan duvarının içine doğru oyuk biçimde yer alan bölmedir. Cemaat zemininden bir kaç parmak daha yüksekçedir. Mihrab da caminin en süslü bölmelerinden biri olup, genelde mermer, çini ve veya taştandır. Mihrabın üstünde hattatların tüm hünerlerini akıttığı hat sanatının güzide örneklerinin başını çeken cami kitabesi yer alır. Cami kitabesinde çoğunlukla mihrab ayeti denilen ali imran suresinin otuzyedinci ayeti yazılı olur.

mihrab ve minber

a. mihrab

b. minber

1. Kubbe:

Belki cami mimarisine has bir yapı değil ama kubbeler asıl ruhunu camiyle, özellikle osmanlı camisiyle bulmuştur. Yukarıdakiler gibi bir bölme olmamasına rağmen buraya almak istedim. Dışardan kurşun kaplamalı soğuk yapılar gibi dursa da içerden bakıldığında bir süs cümbüşünün içinde bulursunuz kendinizi ve renkler mozağiyi başınızı döndürür. Tam ortasından aşağı doğru sarkan kalın bir telin ucunda sallanan devasa avizeler de ayrı bir mistisizm kadar mabede...

kubbe

Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, Bir Caminin Bölümleri, Camilerin Bölümleri, Hünkar Mahfili Nedir, İstanbul Camileri, Kubbe Nedir, Mabed Mimarisi, Mahfil Nedir, Mescidin Bölümleri, Mihrap Nedir, Minber Nedir, Müezzin Mahfili Nedir, Osmanlı Cami Mimarisi, Osmanlı Camileri

mustasim billah , 28/10/2009-21:19 Facebook'ta Paylas