Kuruluşundan Moğol İstilasına Kadar Bağdat Şehri
Etiketler: Tarih, Abbasiler Döneminde Bağdat, Abbasilerde Bilim ve Teknik, bagdat istilası, bağdatın kuruluşu, Bağdatın Tarihi, Emeviler döneminde Bağdat, İslam Altın Çağı, İslam Bilim Çağı, İslam Ve Bağdat, İslamın Altın Devri, Moğol İstilası, Moğolların Bağdatı Yağmalaması
Milattan sonra 634 (Hicri on üçüncü yıla denk gelir) yılında, yeni kurulmuş İslam imparatorluğu, Pers İmparatorluğu’nun bir parçası olan Irak topraklarına doğru genişledi. Geneli Hristiyan olan o toprakların halkına, İslam hükümeti tarafından iki seçenek sunuldu: İslami kabul etmek ya da yeni hükümetin koruması altına girme ve askerlikten muaf olma amaçlı cizye adlı vergiyi ödemek...Devamını Oku »

Çanakkale Savaşı (aslında savaşları), milletimiz insanı için en önemli ve en ünlü savaşlardan biridir. Fakat aynı zamanda bu tarihi savaş hakkında insanımızın malumatı yok denecek kadar azdır. Büyük çoğunluğumuz, bu savaşı birkaç saatte cereyan edip bitmiş bir meydan muharebesi gibi tek bir güne indirgiyoruz.
On sekiz mart günü yaklaşıyor. Bu tarih, büyük bir çoğunluk tarafından her ne kadar Çanakkale zaferi diye bilinse de aslında savaşın sadece denizde geçen ve durağan seyir izleyen kısmın kazanılmasıdır. O gün itilaf kuvvetleri boğazı denizden geçemeyeceklerini anlamışlardı. Yani 18 Mart, maalesef bir savaşın bitişi değildi.
Bu sitede, Abdulhamid Han hakkında sık sık yazılar görüyorsunuz. İslam ümmetine hizmet etmiş her bir insanın burada yeri vardır. Bugün yine Sultan Abdulhamid Han ile alakalı konuşuyoruz. Meyve veren ağaç taşlanır sözü vechile Abdulhamid hakkında bugün bir çok yersiz iddia meydanda. M. Armağan'ın Abdulhamid'in kurtlarla dansı adı kitabından alınan ve Abdulhamid'in yanlış tanınmasına neden olan 10 başlık şöyle:
Ağababası kelimesi de şu sıralar epey moda. O yüzden ben de bunu kullanmak istedim. Bu listemiz Biyoloji biliminin bugünkü halini almasını sağlayan bir kaç bilim adamından mürekkeb. Lise öğrencilerine Biyoloji dersi gibi güzide bir uğraş hediye eden bu bilim adamlarını tanıyalım şimdi. Maalesef bu listede müslüman bir alim yok, çünkü biliyorsunuz bizler 16.yy'dan itibaren bilimden uzaklaştık, başka şeylerle ilgilenmeye başladık.
Abdulhamid Han Ve Mehmet Akif gibi çok değerli iki islam sembolunu de seven insanlar, bir konuya akıl erdiremezler: Mehmet Akif neden Abdulhamid'i sevmiyordu? Bu konu mezkur iki güzide insanı da seven zümrelerce insanı üzmeye devam ediyor. Bazı kaynaklarda Mehmet Akif'in hatasını anlayıp Abdulhamid'i boş yere yerdiğini anladığını yazsa da konu henüz açıklığa kavuşmadı.
Beni tanıdınız mı? Hani çağınızda ders kitaplarınızda şöyle ibare vardır ve neredeyse her öğrenci tarafından ezbere bilinir: 1071 Malazgirt Savaşı ile Anadolu'nun Kapısı Türklere açıldı. Hah, işte o kapıları açan savaşın komutanıydım ben. Büyük Seçluklu Devleti'nin hükümdarı, güç ve ihtişamın simgesi, büyük komutan Sultan Alparslan'ın ben.
Osmanlı Devletinin en ileri gittiği sanat alanlarından biri mimaridir. Özellikle cami mimarisinde muhteşem örneklere imza atılmıştır Osmanlı döneminde. Hiç şüphesiz bunda Mimar Koca Sinan Ağa'nın payı inkar edilemez. Biz bu yazımızda Mimar Sinan'nın İstanbul'da inşa ettiği bazı camileri kısaca tanıyacağız. Bu kıymetli eserler yüzyıllardır müminlere ev sahipliği yapmakta. Allah kıyamete kadar da bu mihmandarlığı daim kılsın. Eserlerine geçmezden önce bir iki cümleyle Koca Sinan'ı tanıyalım önce.





