lale

Lale, önemli bir tasavvufi semboldür

Bu listemizde tasavvuf ilminin iki ana teorisi arasındaki farklara bir bakalım dedik. Bu iki ana teori, vahdeti vucüd (tevhidi vucudi) ve vahdeti Şuhud (tevhidi şuhudi) olup, bunlardan ilki İbn Arabî, ikincisi ise İmam Rabbani tarafından tasavvuf ıstılahına kazandırılmıştır.

Vahdeti Vucüd teorisi Endülüslü islam âlimi ve sufi İbni Arabî tarafından sistemleştirilmiş bir tasavvuf felsefesidir. Kısaca Vahdeti vucüd, var olanın sadece Allah olduğunu, etrafımızda gördüğümüz eşyanın Allah’ın isim ve sıfatların bir gölgesi olduğunu, bu gölgenin de gerçek olmayıp hayali olduğunu böylelikle asıl var olanın sadece Allah olduğunu savunur. Kısaca Vahdeti vucüd, nereye bakarsan bak Allah’ı görmüş olursun der. Yani aslında “her şey o’dur” (Heme O’st).

Vahdeti Şuhud teorisi ise, İbn Arabî’den iki yüz elli yıl sonra yaşamış İmam Rabbani’nin vahdeti vucüd teorisinin eksikliklerini tespit edip onun yerine sistemleştirdiği tasavvuf felsefesidir. Bu teori vahdeti vucüdü tamamen reddetmez ama eksik kaldığını bildirir. Kısaca bu teori’ye göre, eşya yani alem, bir gölgedir ve her şey varlığını Allah’tan alır. Dolayısıyla gölge (Allah değildir ama) Allah’tandır. Yani her şey O’ndandır. (Heme ez O’st).

Kısaca, Vahdeti vucüd Allah ile âlemin asıl ile gölgenin birliği ve ayniyeti esasına dayanır. Vahdeti Şuhud ise gölgeyi asıldan, âlemin Allah’tan farklı kabul ettiği için gayrilik esasına dayanır.

Sözü, fazla uzatmayalım ve bu iki görüş arasındaki 10 farka bakalım. Aslında bu iki teori arasında, felsefelerinin özünü gösterecek daha sofistike farklar olmakla birlikte, biz (en azından ben) bunların bir çoğunu anlayamayacağımızdan sadece aradaki basit farklılıkları sayacağız*:


1. Âlemin gölge olduğu konusu:

Vahdeti vucüd ehline göre Âlem Allah’ın isim ve sıfatlarının gölgesidir. Âlem hayaldir ve gerçekliği yoktur. Var olan sadece Allah’ın zatıdır. Vahdeti şuhuda göreyse, Âlem gölge olmakla birlikte, bir gerçekliği vardır, hayal ürünü değildir. Hem bu gölge asıldan farklıdır.


2. Kötülüğün Göreceliliği konusu:

Vahdet-i vucüda göre her şey Allah’ın bir tecellisi olduğu için, mutlak kötülükten bahsetmek mümkün değildir. Küfür de zatı itibariye kötü değil, imanla karşılaştırıldığında, yani göreceli olarak kötüdür. Vahdeti Şuhud ise âlemin aslını ademler (yokluklar) oluşturduğu için kötülük izafi değil aslidir der.


3. Velayet - Nübüvvet ilişkisi:

Vahdeti vucüdçülara göre, bir peygamberin velilik yönü, onun nebilik yönünden daha üstündür. Çünkü velayet Allah’a, nübüvvet kullara yöneliktir. Vahdeti şuhuda göreyse, nübüvvet velayetten üstündür. Çünkü nebilik sadece insanlara yönelik değil Allah’a da yöneliktir.


4. Oruç-Namaz üstünlüğü:

Vahdeti vucüd ehli oruç ibadetini namazdan üstün tutarlar. Çünkü oruçta Allah’ın “Samed” isminin tecellisi vardır. Namazda ise ibadet eden ve edilen ikiliği vardır. Şuhud ehline göre, namaz oruçtan üstündür. Çünkü namaz müminin miracıdır.


5. Hz. Âdem’den önceki zaman:

Vahdeti vucüd ehli, ilk insan Hz. Âdem’den önce, âleme başka insan nesilleri gelip geçmiştir. Vahdeti Şuhud’ün görüşüyse, Hz. Adem’den önce dünyaya insan gelmemiş ama Misal aleminde Hz Adem ve sonraki nesillerin latifeleri vucüd bulmuştur.


6. Ehli Fetretin Ahiretteki durumu:

Vahdeti vucüdün görüşüne göre, kendilerine dünyadayken islam hakkında hiç bir bilgi ve tebliğ ulaşmayanlar yani ehli fetret için ahirette, bir peygamber gönderilecek, ona inanlar mümin sayılacaktır. Vahdet’i Şuhud ehline göre ise, ahiret teklif yeri değil, ceza yeri olduğundan bu insanlar, imandan sorulmayacak, yalnızca dünya işlerinde yaptıkları amelleri tartılacak, ona göre bir miktar azab ya da mükâfat gördükten sonra, hayvanlar gibi yok olacaklardır.


7. Cehennemdeki azabın daimiliği:

Vahdeti vucüd, cehennemde sürekli kalmayı hak edenler için azabın devamlı olmayacağını, bir müddet sonra onların serinlik duyacağını ve artık azaba alıştıklarından belli bir tatlılık duyacaklarını söyler. Vahdeti Şuhud görüşü ise, cehennemdeki (sürekli kalacaklar için) azabın sürekli olacağını savunur.


8. Cennette Allah’ın görüleceği hususu:

İbn Arabî ekolüne göre, cennetten Allah’ın görülmesi misali bir suretle olacaktır. Yani, Allah’ın bir eşyaya tecelli etmesi şeklinde olacaktır. İmam Rabbani ekolü ise, cennetten Allah’ın görülmesinin cihetsiz ve keyfiyetsiz olacağını belirtir.


9. Melek ve İnsandan hangisinin üstün oluşu:

Vahdeti vucüd, meleklerin seçkinlerini (dört büyük meleği), insanların seçkinlerinden (evliya ve enbiyadan) üstün tutarlar. Vahdeti şuhuda göreyse, melekler sadece velayet olarak peygamberden üstün olup nübüvvet konusunda peygamber, melekten daha üstün bir dereceye sahiptir.

10. Bazı ruhların ezeli oluşu:

Vahdeti vucüda göre, belli bir olgunluğa ulaşmış, kâmil insanların (mesela peygamberlerin ve evliyaların) ruhları küllidir ve kadimdir (ezelidir). Diğer insanların ise cüzidir. Vahdeti Şuhud ise böyle bir şeyi mümkün görmez.

---

* Listenin oluşturulmasında aşağıdaki kaynaktan istifade edilmiştir:

İmam Rabbani Ahmed Sirhndi Hayatı, Eserleri, Tasavvufi Görüşleri, Necdet Tosun, İnsan Yayınları



Anahtar Kelimeler: İslam Araştırmaları, arabi ile rabbani, heme ost, ibn arabi ekolü, ibn arabi kimdir, imam rabbani kimdir, rabbani ekolü, tasavvuf görüşleri, tasavvuf teorileri, tasavvufi görüşler, tevhidi şuhudi, tevhidi vucudi, Top 10 Listesi, vahdeti şuhud nedir, vahdeti vucüd nedir

mustasim billah , 06/04/2009-18:48 Facebook'ta Paylas